Muhallebinin Tarihçesi

  • Ekleyen:
    1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
    Loading...
    Muhallebinin Tarihçesi

    Sütlaç kadar öne çıkan, belki de önüne geçen bir başka lezzetimiz de muhallebidir.

    Muhallebi, saray mutfağında hem sade hem de tavuk göğüslü olarak hazırlanan bir tatlıydı. İsmini meşhur bir Abbasi aristokratından alan muhallebi, ilk zamanlarda etli, pirinçli, ballı ve safranlı bir yemekti. Sonraları et koymak, isteğe bağlı olmaya başladı. Fatih Sultan Mehmet, tavuk göğüslü türü seviyordu; onun muhallebisi her zaman süt ve pirinç ununa ilaveten tavuk etiyle yapılırdı. 15. Yüzyıl Osmanlı hekimi Şirvani’nin kitabında, biri etli biri etsiz iki tarif bulunur; etsiz olan pişirilip sahanlara konulduktan sonra biraz tereyağı, gül suyu ve pudra şekeri dökülüyor.

    Muhallebi, sarayda bayramlar ve elçi ziyafetleri için yapılan gözde tatlılar arasındaydı. Bir süre sonra muhallebi, sokaklarda, mesirelerde ve hamamlarda da satılmaya başlandı. Sokakta satılan muhallebinin üzerine gül suyu ve pudra şekerinden başka bal veya pekmez de gezdirilirdi. Batılı gezginler, kendi mutfaklarından ‘blanc mange’ adıyla yapılan muhallebi benzeri tatları bildiklerinden, Türkiye’ de yapılan bu farklı türü de çok beğendiler. 19. yüzyıl sonuna ait bir İngilizce yemek kitabında, “Ramazan Pastası” adıyla, üzerine gül suyu veya yasemin suyu dökülen “Türk Usulü” bir muhallebi tarifi bulunur.

    Pirinç unlu muhallebi tarifi

    Kaynak : Sütiş Emirgan

    Malzemeler
    Yapılışı